|
Vehbi AKŞİT AFYON – Başmakçı Müftüsü |
||
BERATIMIZI ALALIM BU GECECenab-ı
Allah, mekanlar içinde mukaddes mekanlar, zamanlar içinde de mukaddes
zamanlar yaratmıştır. İçinde
bulunduğumuz zaman bakımından, Allahü Teala’nın rahmet ve mağfiretinin
bol bol tecelli ettiği mübarek geceleri teker teker idrak ederek, büyük
bir geceyi inşaallah idrak edeceğiz. Recep
ayının ilk Cuma gecesi olan Regaib
gecesinde en değerli armağan paketlerine kavuştuk. Peygamberimizin, göklere
seyahat mucizesinin gerçekleştiği Mi’rac
gecesini bol bol namazla, bol bol ibadet ve dua ile, günahlarımızdan
arınarak, çok çok sevap kazanmaya çalıştık. Kader’deki
“yıllık program”ın yürürlüğe
girdiği gece olan Berat
gecesinde, inşaallah beratımızı almaya çalışacağız. Rabbimizin
lütuf ve ihsanının bol bol aktığı; gönüllere nur kattığı bir
geceyi yaşayacağız. İşte bu ulvi gece Berat gecemizdir. Berat
lügatte; borçtan, suç ve cezadan kurtulmak manalarına gelir. Terim
olarak nişan ve ferman demektir. Bu
gece sonsuz inayetiyle, gönüllere refah ve huzur bahşeden hidayetiyle
Allahımız bizleri sıkıntılardan kurtaracaktır. Asrımızın sıkıcı
ve ezici engellerini yok ederek alnımıza “Teslim
olma” beratını verecektir. Bu, bir müslüman için en güzel nişan
ve en geçerli madalyadır. İnandığımız, güvendiğimiz, yoluna baş
koyduğumuz Allahımızın af ve merhamet ilanıdır. O öyle bir Allahtır
ki, “Var mı tövbe ve istiğfar
eden, mağfiret edeyim” diyen Allah’tır. “Kulum
bana bir karış yaklaşırsa ben ona bir adım yaklaşırım” diye
ferman buyuran Allah’tır. Biz günahkar kullarına rahmet kapılarını açan
Allah’tır. Kulu
olmakla şeref duyduğumuz Allahımız, bu gecenin hürmetine, günahlarımızı
af edeceğini müjdelemektedir. Berat
gecesinin kudsiyetiyle yepyeni bir güne, taze bir hayata başlıyoruz. Günahlarla
kararan ömür dosyamızın yerine Berat’ın
af ve merhametiyle başlayan yepyeni bir sayfa açılıyor. Bu bembeyaz
sayfaları iyi değerlendirelim. Bu
gece camilerimiz ışıklandırılacak, mü’minler de camilerin arka bölümlerine
varıncaya kadar, kadın-erkek, genç-ihtiyar, fakir-zengin herkes camilerin
her yerinde diz çökecek, namazdan önce veya sonra yapılacak olan gecenin
önemini içeren konuşmayı dinleyeceklerdir. Herkes huşu içinde ruhunu yücelere
yükseltmiş, bir nevi yaratılış sırrındaki espriyi yakalamaya çalışmaktadır. Her
mü’min, kendini denetlemeye, değerlendirmeye çalışmaktadır. Bir kere
daha geçmişimizin muhasebesini yapıp, geleceğe hazırlıklı olmanın
tedbirlerini almalı ve sormalıyız: 1.
Ey Allah’ı seviyorum diyen müslüman! Borçlu olduğun kulluk
vazifeni yapabiliyor musun? 2.
Peygamberimi seviyorum diyen Müslüman! Onun sünnetini, ahlakını
yaşayabiliyor musun? 3.
Şeytanın düşman olduğunu Kur’an söylüyor, sen de biliyorsun.
İman gücün ile karşı koyabiliyor musun? 4.
Cennet haktır dediğin, inandığın ve onu arzuladığın halde ona
layık neyin var? 5.
Cehennnem de haktır diyorsun, -haklı olarak- korkuyorsun, ama
cehenneme sokacak kötülüklerden uzak durabiliyor musun? 6.
Ölümün hak olduğunda şüphe yok. Şu anda ölüme hazır mısın? 7.
Kendi suçlarını düzeltip tövbe etmek varken, onun bunun ayıbıyla
neden uğraşıyorsun? 8.
Geçen yılın bu mübarek günlerinde beraber olduğun halde, şu
anda göremediğin eşin, dostun, akraba ve arkadaşlarını düşünüp
kendine çeki-düzen verebiliyor musun? 9.
Hep kendin için çalıştın, durdun. Bugüne kadar İslam’ın yaşamasına
katkıda bulunacak bir hizmetin var mı? Kaç kişiyi müslüman yaptın? Kaç
yetimin başını okşadın, karnını doyurdun, üstünü giydirdin? Senden
sonra insanlığa hizmet edecek, malından, ilminden, neslinden ve örnek
ahlakından bir evlat kazanabildin mi? Evet,
bütün bunları kendimize sorup bir durum değerlendirmesi yapmak, bu mübarek
gün ve gecelerin şuuruna varmak demektir. Her an günah lekeleriyle
kirlenen dudakları duaya, gönülleri dergaha yöneltmek için verilmiş
olan büyük bir fırsattır. İnsanların hayat defterine hayırların
kaydedilmesine, hataların affedilmesine, sevapların verilmesine vesile teşkil
eden bir nimettir. Yalvaran
elleri boş çevirmeyen Allah’ın kuluyuz. O’nun huzurundaki duygularımızla
hareket edelim. Gidişimize bir yön verelim. Yaratılış gayemiz olan
ibadetimizi ihmal etmeyelim. Toplum ilişkilerimize de önem verelim. Büyük
mahkemeye kul hakkı ile düşmeyelim. Herkesi sevelim. Fikirlere hürmet
edelim. Kimseden korkmamak için, kimseyi korkutmayalım. İncinmemek için
kimseyi incitmeyelim. Gönüllere taht kuralım. Hakkın rızasına giden
yola varalım. Berat gecesinde Beratımızı almaya çalışalım. Berat
gecesinde, tövbe, dua, niyaz ve istiğfarlarımızla Allah’a yaklaşmaya
ve kendimizi affettirmeye çalışmalıyız. Ayrıca bol bol düşünerek
Kur’an okumalı, kaza namazı kılmalı, kendimiz için, ailemiz için,
milletimiz için ve bütün insanlık için ellerimizi Yüce Rabbimize açıp
dualar etmeliyiz. Bu gecelerde yapılacak ibadetlerin, verilecek sadakaların
daha çok kabul edileceği inancımızı hatırlayarak Allah’ın türlü
nimetleri ile bizi sevindirdiği gibi bizler de birer yoksul aile bulup
ihsan ve ikramla sevindirmeliyiz. Hastaları ziyaret etmeli, kimsesizlerin gönlünü
almalı, büyüklerimize saygımızı, küçüklerimize sevgimizi en uygun
usul ve yolla mutlaka göstermeli ve “Yüce İslam’ın size ikramıdır”
demeliyiz. Bu gecede, tövbe ve niyazlarımızla kurtulacağımız her türlü
davranışımızı bir kenara bırakmalı ve geleceğimizi de hiçbir kötü
davranışımızı bir kenara bırakmalı ve geleceğimizi de hiçbir kötü
davranışın gölgelenmesine müsaade etmemeliyiz. Bütün
mü’minlerin mübarek Berat gecelerini tebrik ediyor, bu mübarek gecede
Allah’a kul olmada üstün gayretler göstereceğinize inanıyor ve beratımızı
bu gecede alanlardan olmamızı Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. |
||